AnasayfaGenetik ÜzerineGenelGenetik Mimarinin Işığında Eğitimde Başarı ve Madde Kullanım Bozukluğu İlişkisi

Genetik Mimarinin Işığında Eğitimde Başarı ve Madde Kullanım Bozukluğu İlişkisi

1. Giriş: Davranış ve Genetik Yapının Köklü Etkileşimi

İnsan davranışı, sıklıkla sadece sosyal çevre, yetiştirilme tarzı veya bireysel tercihlerle açıklanmaya çalışılan karmaşık bir olgudur. Ancak Genome Wide Association Studies (GWAS) ve Poligenik Risk Skoru (PRS) analizlerindeki son gelişmeler, insan davranışları ile genetik yapı arasındaki etkili ve sürekli etkileşimin (gen-çevre korelasyonu ve etkileşimi) altını çizmektedir.

Eğitsel Başarı (Educational Attainment – EA) ve Madde Kullanım Bozukluğu (Substance Use Disorder – SUD) gibi karmaşık özellikler, binlerce gen varyantının kolektif etkileriyle şekillenir; bu durum, poligenik kalıtım olarak adlandırılır. Bu özellikler arasındaki genetik kesişim, yani pleiotropi (tek bir genetik varyantın birden fazla fenotipi etkilemesi), bilim dünyasında yeni ve çığır açıcı önleme stratejilerine kapı aralamaktadır.

2. Eğitsel Başarı ve Madde Kullanım Bozukluğunun Genetik Kesişimi

Cabana-Domínguez ve arkadaşlarının (2025) çalışması, bu karmaşık genetik mimariyi inceleyerek önemli bir sonuca ulaşmıştır: Eğitsel Başarı ve Madde Kullanım Bozukluğu arasında güçlü ve anlamlı bir NEGATİF GENETİK KORELASYON gözlemlenmektedir.

Genetik Korelasyon Nedir?

Genetik korelasyon, iki farklı fenotipi etkileyen genetik varyantların (SNP’ler) ne kadarının ortak olduğunu ve bu ortak varyantların her iki özellik üzerindeki etkilerinin yönünü gösteren istatistiksel bir ölçümdür.

Yukarıdaki diyagram, bu genetik kesişimin temel mantığını temsil etmektedir. Bu çalışmanın bulgularına göre:

  • Eğitsel Başarıya Yatkınlık Sağlayan Genler: Yüksek eğitsel başarı ile pozitif ilişki kuran genetik varyantlar, aynı zamanda Madde Kullanım Bozukluğu riskini düşürme eğilimindedir.
  • Madde Kullanımına Yatkınlık Sağlayan Genler: SUD riskini artıran genetik varyantlar, genellikle daha düşük eğitsel başarı ile ilişkilidir.

Bu, EA’ya genetik yatkınlığın, bireyi sadece akademik olarak daha donanımlı kılmakla kalmayıp, aynı zamanda riskli davranışlara karşı genetik bir dayanıklılık (resilience) mekanizması sunduğunu göstermektedir. Bu mekanizma, bilişsel işlevler, dürtü kontrolü ve uzun vadeli planlama gibi EA ile ilişkili davranışsal ve nörobilişsel yollarla ilişkilendirilebilir.

3. Genetik Yapının İnsan Davranışları Üzerindeki Etkileri ve Uygulama Alanları

A. Eğitim Alanında Daha Başarılı Olma Bağlamında Genler

EA, genellikle kişinin kaç yıl eğitim aldığı ile ölçülen, karmaşık ve yüksek oranda kalıtsal bir özelliktir. Bu genler, doğrudan zeka veya IQ geni olmaktan ziyade, beynin gelişimini, nöronal plastisiteyi, bilgi işlem hızını ve problem çözme yeteneğini etkileyen biyolojik yollarla ilişkilidir. Genetik olarak yüksek EA skoruna sahip bireyler, öğrenme ortamlarına daha hızlı adapte olma ve karmaşık bilgileri daha etkin işleme potansiyeli taşır. Bu genetik yapı, bireylerin eğitimlerini ileri götürme kapasitelerini önemli ölçüde etkiler.

B. Madde Kullanımı Anlamında Genler

Madde kullanım bozuklukları, ödül, dürtüsellik, stres tepkisi ve karar verme mekanizmalarını etkileyen genetik varyantların birleşimiyle ortaya çıkar. Negatif genetik korelasyon, EA genlerinin bu döngüye müdahale edebileceği anlamına gelir. Örneğin, EA ile ilişkili genetik varyantlar:

  • Dürtü Kontrolünü artırarak (örneğin, prefrontal korteks fonksiyonunu geliştirerek).
  • Risk Algısını optimize ederek.
  • Alternatif Ödül Mekanizmalarını (akademik veya kariyer başarısı) güçlendirerek madde kullanımını engelleme bağlamında koruyucu bir etki yaratabilir.

4. Bireyselleştirilmiş Önleme ve Eğitimde Genetik Yapının Rolü

Genetik veriler, kaderimizi belirlemez; potansiyelimizi ve risklerimizi gösteren bir yol haritası sunar. Bu çalışmanın en büyük çıkarımı, EA’nın genetik mimarisini anlamanın, SUD’ye karşı bireyselleştirilmiş, hedefe yönelik önleyici müdahaleler geliştirmek için kritik olduğudur.

Stratejik Uygulamalar:

Erken Eğitim Desteği: SUD riski yüksek olan genetik profile sahip çocuklara, EA’yı destekleyen ve koruyucu faktörleri güçlendiren yoğun ve erken eğitim stratejileri sunulması, genetik riskin etkilerini azaltabilir.

Davranışsal Genetik Danışmanlık: Genetik risk skorlarının klinik uygulamaya entegre edilmesi, bireyin genetik yatkınlığına uygun, kişiselleştirilmiş terapi ve eğitim yollarının belirlenmesine yardımcı olabilir (örneğin, dürtü kontrolü eğitimlerinin genetik riske göre yoğunlaştırılması).

Sağlık Politikaları: Eğitim yatırımlarının, toplum sağlığı üzerinde ikili bir fayda (EA’yı artırma ve SUD’yi azaltma) sağlayan güçlü bir halk sağlığı aracı olarak görülmesi.

Sonuç olarak, Cabana-Domínguez ve arkadaşlarının makalesi, eğitimin sadece sosyal bir yükseliş aracı değil, aynı zamanda ruh sağlığı risklerine karşı biyolojik bir tampon görevi görebileceği fikrini genetik düzeyde desteklemektedir. Genetik bilginin etik ve sorumlu kullanımı, daha dirençli bireyler ve daha sağlıklı bir toplum inşa etme yolunda atılacak en önemli adımlardan biridir.

Yazar: Akın Sevinç
Editör: Umut Batuhan Sarı

Referanslar:

1. Cabana-Domínguez J, Vilar-Ribó L, Soler Artigas M, et al. Exploring the genetic overlap between substance use disorder and educational attainment. Addiction. 2025.
2. Lee JJ, Wedow R, Okbay A, et al. Gene discovery and polygenic prediction from a genome-wide association study of educational attainment in 1.1 million individuals. Nat Hum Behav. 2018;2(9):579-586.
3. Okbay A, Baselmans BML, De Neve JE, et al. Genetic variants associated with subjective well-being, depressive symptoms, and neuroticism identified through genome-wide analyses. Nat Genet. 2016;48(6):624-633.
4. Visscher PM, Wray NR, Zhang Q, et al. 10 years of GWAS discovery: what have we learned and where are we going? Am J Hum Genet. 2017;101(1):7-22.
5. Choi SW, Mak TSH, O’Reilly PF. Tutorial: a guide to performing polygenic risk score analyses. Nat Protoc. 2020;15(9):2759-2782.
6. Waldman ID, Poore HE, Luningham JM, Yang J. Testing structural models of psychopathology at the genomic level. World Psychiatry. 2020;19(3):350-351.
7. Gurriarán X, Rodríguez-López J, Flórez G, et al. Relationships between substance abuse/dependence and psychiatric disorders based on polygenic scores. Genes Brain Behav. 2019;18(3).
8. Pasman JA, et al. GWAS of Alcohol Use Disorder Identification Test (AUDIT) in UK Biobank and Add Health. JAMA Psychiatry. 2018;75(11):1152-1160.
9. Grotzinger AD, et al. Genetic architecture of childhood and adolescent psychopathology: a genome-wide association study. J Child Psychol Psychiatry. 2019;60(9):978-989.
10. Schoeler T, et al. The application of polygenic scores in addiction: a systematic review. Addict Biol. 2024;29(1):e13388.