Biyolojik bilimlerdeki en köklü dönüşümlerden birine tanıklık ediyoruz: Single Cell Genomics (SCG) veya Tekil Hücre Genomiği (THG). Geleneksel moleküler analiz yöntemleri, örneklerdeki milyonlarca hücrenin sinyalini toparlayarak bir “toplu” veya “ortalama” sonuç üretmeye planlanmıştır. Ancak biyolojik sistemler, özellikle insan genetiği, hiçbir zaman ortalama değildir.
SCG teknolojisi, bu moleküler çözünürlük sorununu aşarak, her bir hücreyi bağımsız bir biyolojik birim olarak incelememize olanak tanıyor. Bu da, karmaşık dokuların ve patolojilerin nadir hücre popülasyonlarını, kanser alt klon yapılarını ve bireysel hücreler arasındaki mutasyonel farklılıkları görünür kılan, gerçek bir paradigma değişimi olarak karşımıza çıkıyor.
1. SCG’nin Temelleri ve İnsan Biyolojisindeki Uygulamaları
SCG, bir hücrenin genetik materyalini kapsamlı bir şekilde incelemek için bir dizi teknik kullanır:
- Tekil Hücre DNA Analizi: Hücrenin genom dizisini inceleyerek, hücreler arası somatik mutasyon farklılıklarını ve anöploidi düzeylerini ortaya çıkarır.
- Tekil Hücre RNA Analizi (scRNA-seq): Genlerin aktivite düzeyini (ekspresyon düzeyi) inceler. Özellikle embriyonik gelişim gibi hızlı farklılaşma süreçlerinde, toplu analizin yakalamakta geç kaldığı anlık sinyalleri yakalamasıyla kritik öneme sahiptir.
- Tekil Hücre Kromatin Analizi (ATAC-seq): DNA üzerindeki hangi bölgelerin aktif (erişilebilir) olduğunu gösterir. Bu, hücrenin potansiyelini anlamak için anahtardır.
Bu teknoloji, insan sağlığı ve biyolojisinde dört ana alanda devrim yaratmıştır:
A. Kanser Biyolojisi Çözümlemesi: Tümör İçi Heterojenite

Kanserler tek tip hücre kümeleri değil, sürekli evrim geçiren, genetik olarak farklı alt klonlardan oluşan dinamik ekosistemlerdir. Kanseri anlamak aslında “popülasyon genetiğini” anlamaktan geçer…
- Moleküler Çözümleme: SCG, tümör içindeki bu heterojeniteyi hücre hücre çözümler [5]. Bu, bize metastazı başlatan nadir kanser kök hücrelerini, ilaca direnç geliştiren alt klonları ve bu alt klonların zaman içindeki evrimini (klonal evrim) izleme yeteneği verir.
- Tümör Mikro Çevresi (TME): SCG, kanser hücreleriyle birlikte TME’yi oluşturan bağışıklık hücreleri, fibroblastlar ve endotel hücreleri arasındaki karmaşık etkileşimi de haritalandırır. Bu, özellikle immünoterapiye yanıtı tahmin etme ve direnç mekanizmalarını çözme konusunda hayati öneme sahiptir [6].
B. Embriyonik Gelişim ve Hücre Farklılaşması

Embriyonik hatların çoğu, hücre düzeyinde başlayan yanlış sinyaller veya gecikmiş farklılaşma sonucu ortaya çıkar.
Farklılaşma Yörüngeleri: SCG’nin RNA analizi sayesinde, kök hücrelerin bir dokuya (örneğin nöron, kalp kası) nasıl farklılaştığına dair moleküler yörüngeler haritalanır. Bu, gelişim bozukluklarının kökenini erken aşamalarda anlamamızı sağlar [7].
C. İmmünoloji ve Bağışıklık Sistemi
SCG, T, B lenfositleri ve makrofajlar gibi immün hücrelerin fonksiyonel durumlarını ve klonal genetik farklılıklarını analiz etmede eşsizdir.
Aşı Yanıtı ve Otoimmün Hastalıklar: Bağışıklık hücrelerinin bir patojene veya otoimmün bir duruma nasıl tepki verdiğini tek hücre düzeyinde belirleyerek, hassas immünoterapilerin ve daha etkili aşıların geliştirilmesine zemin hazırlar.
Zorluklar ve Gelecek Vizyonu
SCG’nin sağladığı yüksek çözünürlük devrim niteliğinde olsa da, bilim camiası olarak karşılaştığımız bazı teknik ve maliyet zorlukları mevcuttur:
- Yüksek Maliyet ve Teknik Uygulama Zorluğu: Özellikle çok sayıda hücre dizilemek, yüksek maliyetli ve karmaşık bir laboratuvar altyapısı gerektirir.
- Veri Analiz Zorluğu: Her hücreden gelen büyük veri setleri, yeni nesil bioinformatik algoritmalar ve yapay zeka (AI) destekli analiz araçları gerektirir.
- Hücre Stresi: Hücrelerin ayrılması ve işlenmesi sırasında, hücrelerin fizyolojik durumlarında (gen ekspresyonu) yapay değişiklikler (artefaktlar) oluşabilir.
Bu zorluklara rağmen, SCG’nin sağladığı hücre bazlı çözünürlük, kişiselleştirilmiş tıp için vazgeçilmezdir. Özellikle multi-omik veri (aynı hücreden DNA, RNA ve protein verisinin eş zamanlı olarak elde edilmesi) entegrasyonu, tümör direncini, ilaç etkililiğini ve gelişimsel yolağı moleküler düzeyde aydınlatarak insan hastalıklarıyla mücadelemizi kökten değiştirecektir.
Peki, SCG teknolojisi Kapsamlı Kanser Profilleme testlerine hazır mı? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz…
Yazar: Akın Sevinç
Editör: Umut Batuhan Sarı
Referanslar:
1. Stuart, T., & Satija, R. (2019). Integrative Single-Cell Analysis. Nature Reviews Genetics, 20(5): 257-272.
2. Patel, A. P., et al. (2014). Single-Cell RNA-Seq Highlights Intratumoral Heterogeneity in Glioblastoma. Science, 344(6190): 1396-1401.
3. Tirosh, I., et al. (2016). Dissecting the Multicellular Ecosystem of Metastatic Melanoma by Single-Cell RNA-Seq. Science, 352(6282): 189-196.
4. Tang, F., et al. (2009). mRNA-Seq whole-transcriptome analysis of a single cell. Nature Methods, 6(5): 377-382.
5. Navin, N. (2015). The first single-cell sequencing of a cancer. Cancer Research, 75(20): 4242-4246.
6. Kim, Y., et al. (2020). Single-cell RNA sequencing of human tumors reveals microenvironment-associated immune cell variation. Nature Medicine, 26(11): 1782-1791.
7. Srivastava, A., et al. (2023). Single-cell genomics in the human embryo. Developmental Cell, 58(24): 2785-2795.